Ana içeriğe atla

annem

 Bu gece annemi rüyamda gördüm. Kayseri'deki evimizdeydik. 

Annem bana bir sürpriz yapmış ve çok sevdiğim bir arkadaşımı getirmiş. Kayseri'ye hem de. Arkadaşım da çok yoğun olduğu halde, yanıma gelmiş. Çok seviniyorum onu görünce. Annem düşünceli görünüyordu, yine meşgul görünmekteydi. Hep kafasında bir şeyler vardı. Ama beni ne kadar güzel dinlerdi. Anne derdim, sabahları hemen haberleri açma, üzülürsün. Canım annem, beni dinlerdi. Babamı bize gönder arasıra. Dinler. Mobilyalar çok güzel, ağbime ver. Dinler. Canım annem benim sana bu ceket çok yakıştı, yakışır. Ne kadar acayip bir şey insanın annesinden güç alması ölü olduğu halde. Ne kadar garip annemizin yüzünü asla unutmamamız. Annelerin hakkı ödenmezmiş gerçekten. Bunu geç anlıyorum. 

Annem rüyamda bana yardımcı olmaya çalışmaktaydı. Oralardan bana yetişti belki de. 

Hep yetişir sağolsun, hep koşturur. Onu ben hep koştururken hatırlarım. Oranın buranın eksiklerini giderirken, çalışırken, evleri idare ederken, gezmeleri kaçırmazken. 

Zaman nasıl akardı Kayseri'de ... ben bile anlamadım. Hiç bitmeyecek sandığım yıllar belki de en güzel yıllarımızmış kıymetini bilememişiz gençliğin ve çocukluğun. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ottawa'da Lesvos'u Özlerken - Bölüm 1

O yüzden bunu verimli bir döneme dönüştürmeye karar verdim. İçim kıpır kıpır, deniz kıpırtısız Bülent Ortaçgil'in söylediği gibi. Ottawa kocaman ve soğuk bir deniz. Dümdüz ve dalgasız, çok güzel bir deniz ama deniz ve ben ayrı düştük... O yüzden işte şimdi ben sıcak bir adadaki anılarımı anlatacağım sizlere. Orda gittiğim bir müzeyi ziyaret edeceğiz. Anılar müzesi, babası İzmir'den zorla göç etmek zorunda kalmış olan bir kadının hikayesini, babasına hasretini, babasının ülkesine hasretini ve kendisinin babasının hasretini yorumlayışıyla ilgili bir hikaye bu. Babalar ve kızlar arasındaki ilişki özeldir. Nasıl erkek çocuklar ile anneler arasındaki ilişki özelse... Nasıl anlarlarsa birbirlerini. Bir kitapta bir yazar der ki "Ben hep babalarını çok seven kadınları sevdim..." Ben de galiba hep annelerini çok seven adamları seviyorum. Sevmeyi bilen insanlar belki, belki benim gibi haddinden fazla duygusal ve toz kondurmaz. Bu yazı İngilizce fakat dikkat çekmek istediğim ...