Ana içeriğe atla

Kabak Çıtması

Bazen içim içime sığmıyor
Kime dönsem bilmiyorum.
Hep kulaklarımda tekrarlıyor: "onun kendisine hayrı yok ki"
Evi bok goturuyor, dolapta bir sey yok, kıyafetler dağınık,
4 kazağım var onları dönüşümlü olarak giyip duruyorum,
iki pantolonum var böyle işte
Bir lokma bir hırka çok güzel yaşıyorum
Paper yazmam gerekiyor yazmıyorum
Bir prenses gibiyim, hayat boyle devam edecek zannediyorum
Tahmin etmiyorum bir gün bir yoksulluk gelecek
Bir gün bu siyaset bizim de başımıza vuracak
Bir gün çocuklarımız kötü bir dünyada gaz maskesiyle gezecek
Bunları düşünüyor düşünüyor susuyorum
İçim içime sığmıyor
Sevsem sever miyim
Unutsam unutur muyum bilmiyorum.
Etrafımda bir çin seddi var
Git git bitmiyor
Duvarlarımı aşamıyorum
Garip bir şekilde tatlı bir hayat yaşıyorum
Ama tadını almıyorum
Hissizlikten yahut takatsizlikten
Yahut düşüncesizlikten
Yalvarıyorum dostlarıma
Hatrımı sorun ama cevabım hep aynı
Siz de mi biliyordunuz ben bilmeden önce?
Neden herkes her şeyi benden önce biliyordu?
Ben hep geç kalıyorum toplantılara ve kaçırıyorum ana tartışmaları
Anneannem bile daha iyi takip ederdi benden okuduklarını
Şaşırıyorum
Bu beyin nasıl eskimiş
Nasıl ısrarcıymış
Bu kalp ne dayanıklıymış
Bu kalp ne saçmaymış
Şaşırıyorum
Hele ki hala şaşırıyorum
Annecim benim rüyalarımda sana hep
Kabak çıtması yaptırıyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Deprem, Dostluk ve Digerleri

İtalya saati ile en yakın arkadaşımın doğumgünü geçmiş bulunmakta, kendisi bilmem kaç yaşına girdi ama bilmesini istiyorum hangi yaşta olursa olsun. Onu seviyorum. Daha da duygulanmak isterdim, onun için şarap içecektim. Ama vazgeçtim. Limon suyunu tercih ettim. Nasıl duygulanmam diye sordum kendime. Garip bir şekilde Pınar Selek hakkında çıkan karar, hakarete uğrayan, saldırılan Ermeniler, en iyi araştırmacı ve barışçı gazetecilerin ölümlerinin yıldönümleri, askerlerin intiharları, bugün ben kütüphanedeyken gerçekleşen ve kanımı donduran deprem. Hiçbir şey moralimi bozamaz. Bozmayacak. Hatta ve hatta geleneksel yaşanışların bugüne tezahürü de buna dahil. Bu sabah kalktım erkenden uyuyamadım, Lucca'nın duvarları üzerinde dolandım. Her şeyin rengi ayrı güzeldi. Dağlar ve bulutlar mor, pembe, ağaçların gövdeleri sarı ve yeşil, sarı ve açık pembe binalar, çan sesleri eşliğinde.... yürüdüm. Ağzım açık gökyüzünü izledim. Demek ben uyurken bunları kaçırıyormuşum, dedim kendi kendime...