Ana içeriğe atla

son üç ayın resimleri...

Lucca şehri kimi zaman kasvetlidir, hele Kasım ayında...

Benim ruhum zaten ağır, bir de maske tam oldu

Son zamanlarda yemeğe ne kadar düşkün olduğumu size anlatamam 
, bu ricciarelli denilen tatlı bana acıbademi hatırlatır, kilolarca alır ve kilolarca yerim, kilo alırım sonra veririm diyerek, gel gör ki bir iki kilo var ki asla gitmiyor. Ricciarellisiz yaşanmaz yine de.

Ellen Crimi Trent izledim biraz da kendi yorumumu kattım tabii ki

Hep bir koala olmak istedim bir ağaça sarılmak ama ağaçlarımı ya yaktılar ya da kestiler

Komşularımız ağaçları kestiler, elleri kırılsın beddua etmek günah ama ağacı kesenlere cana kıyanlara tahammülüm yok

Ellen Crimi Trent ve kendi yorumum bir arada

Ellen Crimi Trent izledim ama kendi yorumumu da kattım tabii ki 


 Burda size son üç ayı özetlemek isterim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Deprem, Dostluk ve Digerleri

İtalya saati ile en yakın arkadaşımın doğumgünü geçmiş bulunmakta, kendisi bilmem kaç yaşına girdi ama bilmesini istiyorum hangi yaşta olursa olsun. Onu seviyorum. Daha da duygulanmak isterdim, onun için şarap içecektim. Ama vazgeçtim. Limon suyunu tercih ettim. Nasıl duygulanmam diye sordum kendime. Garip bir şekilde Pınar Selek hakkında çıkan karar, hakarete uğrayan, saldırılan Ermeniler, en iyi araştırmacı ve barışçı gazetecilerin ölümlerinin yıldönümleri, askerlerin intiharları, bugün ben kütüphanedeyken gerçekleşen ve kanımı donduran deprem. Hiçbir şey moralimi bozamaz. Bozmayacak. Hatta ve hatta geleneksel yaşanışların bugüne tezahürü de buna dahil. Bu sabah kalktım erkenden uyuyamadım, Lucca'nın duvarları üzerinde dolandım. Her şeyin rengi ayrı güzeldi. Dağlar ve bulutlar mor, pembe, ağaçların gövdeleri sarı ve yeşil, sarı ve açık pembe binalar, çan sesleri eşliğinde.... yürüdüm. Ağzım açık gökyüzünü izledim. Demek ben uyurken bunları kaçırıyormuşum, dedim kendi kendime...