Ana içeriğe atla

Sıcaklar bastırdı

 Son zamanlarda İtalya'da kendini iyi hissetmek üzerine bir dergi buldum. 

Derginin adı Riza. 

Neyse bu dergide Covid zamanında kazandığımız güzel alışkanlıklara odaklanmamız ve bunları korumamız gerektiği üzerine bir yazı vardı. 

Covid zamanı çok kapalı kaldık. Ben bir süre insanlarla iletişim kurmakta ve konuşmayı akışkan bir hale getirmekte zorlandım diyebilirim. 

Kaldı ki tüm sevdikler aradılar sordular, belki de böyle aranmışlık sorulmuşluk tarihte hiç bu trafikte olmamıştır. Açıkçası şımartıldım diyebilirim. 

Hangi güzel alışkanlıklar var diye soracak olursanız, birkaç şeyi not ettim: 

1. kediyle oynamak

2. kediyi izlemek ve genel anlamda gözlemlemek

3. kedinin resmini yapmak 

4. resim yapmak 

5. ev işlerini hafifletmek 

6. insanlara hediye almak 

7. kendine hediye almak 

8. güzel bir film izlemek 

9. her gün 10 dakika Almanca dinlemek 

10. Fransızca öğrenmeye başlamak (bunu bıraktım sayılır ama tekrar başlama isteğim var) 

11. Sabahları kahve yaparken radyo dinlemek 

12. Sabahları esneme hareketleri yapmak 

13. ilk iş pencereleri açmak ve güneşe ve ağaçlara bakmak 

14. kedinin pencereye gidişini izlemek 

15. değişik yemekleri yapmaya kalkışmak

16. pencake yapmak (kazanılan kilolar ah ah) 

17. Bazen interneti kapatıp sadece yazmaya odaklanmak


İşte bunlar güzel alışkanlıklar sayılabilir. Kötü alışkanlıkları da başka zaman sayacağım. Sormayın! 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ottawa'da Lesvos'u Özlerken - Bölüm 1

O yüzden bunu verimli bir döneme dönüştürmeye karar verdim. İçim kıpır kıpır, deniz kıpırtısız Bülent Ortaçgil'in söylediği gibi. Ottawa kocaman ve soğuk bir deniz. Dümdüz ve dalgasız, çok güzel bir deniz ama deniz ve ben ayrı düştük... O yüzden işte şimdi ben sıcak bir adadaki anılarımı anlatacağım sizlere. Orda gittiğim bir müzeyi ziyaret edeceğiz. Anılar müzesi, babası İzmir'den zorla göç etmek zorunda kalmış olan bir kadının hikayesini, babasına hasretini, babasının ülkesine hasretini ve kendisinin babasının hasretini yorumlayışıyla ilgili bir hikaye bu. Babalar ve kızlar arasındaki ilişki özeldir. Nasıl erkek çocuklar ile anneler arasındaki ilişki özelse... Nasıl anlarlarsa birbirlerini. Bir kitapta bir yazar der ki "Ben hep babalarını çok seven kadınları sevdim..." Ben de galiba hep annelerini çok seven adamları seviyorum. Sevmeyi bilen insanlar belki, belki benim gibi haddinden fazla duygusal ve toz kondurmaz. Bu yazı İngilizce fakat dikkat çekmek istediğim ...