Ana içeriğe atla

Eski defterlerden notlar

 Sevmek hep sevmek olarak kalsaydı eskimeden 

Ayaklarıma büyük gelmeseydi şu hayat... 


Bir kitabın arka sayfalarından bulduğum bu notları kimi zaman buraya yazma ihtiyacı hissetmekteyim. Ne de olsa uzun zamandır size yazamadım ve seslenemedim. 

Zor zamanlar geçirmekteyiz. Hayatımızdaki en güzel şeyler kuruyan çamların ve kayısı ağaçlarının yanısıra genç ve sağlıklı olan şekerpare ağacı, bir dost ile içilen kahve, güzel yolculuklar, güzel dostlar, arayanlar soranlar, hor görmeyenler, sevenler, affedenler, kızanlar ama küsmeyenler... işte bunlarla geçmekte zaman. Kimi zaman eski dostların gözlerinde sanki aradan yıllar geçmemişçesine bir ışık ve samimi bir zamansızlık görmek bile yetiyor insana. Kimi zaman hududu olmayan laflar edilse de hayat devam etmekte. Hepimiz geçiciyiz ama kalıcı olduğumuz sürece de sonsuz zamana ve sonsuz değişim kapasitesine sahibiz. Bir şeyi yanlış yapmak bile bir şeyi öğrenmeye dahil ise, ayrılık da sevdaya dahil ise, kazanmak aynı zamanda kaybetmek ise hiçbir şey için çok endişelenmeye gerek yok.

 Eğer bu noktada biraz geyik yapmak isterseniz evet İtalya iyi oynadı ve kazandı ve kazanmayı hak etti, diyebilirim. Keşke Chiesa sakatlanmasaydı da bir gol atabilseydi. Adamı bir türlü başı boş bırakmadılar ki. Yeğenim yazmış 'teyze gözün aydın', canım benim yerim ben seni! Senin gözün aydın asıl! Senin gibi olmak için neler vermezdim.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ottawa'da Lesvos'u Özlerken - Bölüm 1

O yüzden bunu verimli bir döneme dönüştürmeye karar verdim. İçim kıpır kıpır, deniz kıpırtısız Bülent Ortaçgil'in söylediği gibi. Ottawa kocaman ve soğuk bir deniz. Dümdüz ve dalgasız, çok güzel bir deniz ama deniz ve ben ayrı düştük... O yüzden işte şimdi ben sıcak bir adadaki anılarımı anlatacağım sizlere. Orda gittiğim bir müzeyi ziyaret edeceğiz. Anılar müzesi, babası İzmir'den zorla göç etmek zorunda kalmış olan bir kadının hikayesini, babasına hasretini, babasının ülkesine hasretini ve kendisinin babasının hasretini yorumlayışıyla ilgili bir hikaye bu. Babalar ve kızlar arasındaki ilişki özeldir. Nasıl erkek çocuklar ile anneler arasındaki ilişki özelse... Nasıl anlarlarsa birbirlerini. Bir kitapta bir yazar der ki "Ben hep babalarını çok seven kadınları sevdim..." Ben de galiba hep annelerini çok seven adamları seviyorum. Sevmeyi bilen insanlar belki, belki benim gibi haddinden fazla duygusal ve toz kondurmaz. Bu yazı İngilizce fakat dikkat çekmek istediğim ...