Ana içeriğe atla

Yeni Yıl

 Yeni yıl sakin geldi. Arayamadığım dostlarımı aradım, ailemle konuştum bol bol. Güzel haberler aldık, bebek sağlıklı. 

Sevindik. Bebek erkekmiş. Herkes kız falan bekliyordu ama erkek imiş işte. 

Öyle haberler aldık. Sağlıklı olması önemli olan, sağlıklı imiş. Tabii her bir 'ecografia'da insanın yüreği oynuyor ama rahat olmaya çalışıyorum denilebilir. 

Kıştan mıdır havanın kapalılığından mıdır nedir bilinmez, beni bir uyku tutuyor. 

Zaten son zamanlarda gözlerim de çok yanıyordu ekrana bakmaktan, bol bol uyuyorum. Fakat Ocak ayı çok hareketli geçecek, toplantılar olacak, kurslar, araştırmalar derken bir hayli zamanımı alacak bir sürü iş ile alakalı aksiyon... Kara kara onları düşünmeye başladım. Bu sene tüm tatiller haftasonuna geldi, o yüzden de pek dinlenme fırsatı bulamadık. Zaten Covid-19 sağolsun çevremiz küçüldü de küçüldü, çekirdek aile ve biz kaldık. Türkiye'ye gidip gelmek de kolay olmadı. 

Kafamda bir sürü plan yaptım hamileliğin son aylarına dair. Umudum var, belki yine yürüyebilirim. Belki yine de uyuyabilirim. Belki yine de panik olmadan bu işi bitirebilirim, bitirebiliriz. İki olmak çok güzelmiş, bir olmak da güzel. Şimdi bana deseler ki dünyanın tatlıları, şarapları, gezmeleri mi annelik mi deseler, annelik derim. Ama daha çok erken, dilerim sağlıkla kucağımıza alırız. 

Başka umutlarım da var 2021'den, daha çok resim yapmak, gönderdiğimiz makaleleri basmak, fon bulmak, çalışmak, çabalamak ama bir yandan da aldığım kiloları kaybetmek, evi düzenlemek, buzdolabını temizlemek, daha düzenli bir mutfak tutmak, daha çabuk ve pratik olmak, sevdiklerimi daha çok görmek, sağlıklı olmak (hem ruhsal hem bedensel anlamda) ve sağlıklı kalmak. 

Daha ne olsun... 

İlk üç ayda çok kaygılıydım, fakat şimdi daha rahatım. Ne de olsa mide bulantıları geçti, mide yanması devam ediyor. Burdaki doktorlar biraz fazla rahat, ama neyseki hastanede düzenli kontroller var onlar yapılmak zorunda, o yüzden de o insana belirli bir rahatlık sağlıyor. Testler olsun, düzenli ekografiler olsun doktor tutamayanlar bile, veya takip eden bir doktor olmasa bile, veya doktor az takip etse bile, güzel bir düzen oturtulmuş. Bir de danışmanlık verdikleri bir bilgilendirme noktası var, o da fena değil. Yani idare eder denilebilir. İnsan kendini yüzde yüz emin hissetmese bile işin akışı bir şekilde düzenli gidiyor. Diğer İtalyan bürokrasisine göre daha tecrübeli kişilerle çalışıldığı belli oluyor. 

Hemşireler alem, doktorlar bir alem, herkes değişik sorular soruyor. Bazen aynı sorular soruluyor, her seferinde doktor farklı olduğundan ama bazı doktorlar çok rahat sadece işini yapıyor gerisine karışmıyor...

Bu sene dilerim herkese sağlık, mutluluk, başarı ve sevdikleriyle kaliteli vakit geçirme fırsatı verir. 

Ben de bu sene artık bir hikaye kitabı yazmak istiyorum, eğer vakit bulabilirsem. Vakit bulabileceğime dair çok şüpheliyim ama yine de, 'neden olmasın?' diye düşünmüyor da değilim. 

Zaman hızla akıyor, yetişsen olmuyor, yetişmesen olmuyor. En güzeli korkmadan kimi zaman ateşe yürümek ve bilmek. Bakalım daha neler bileceğiz bu hayatta? Göreceğiz. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ingmar Bergman - Scenes from a Marriage (1973)

Sometimes it is too much love that we do not know what to do with it. Use it for good purposes or bad purposes. What kind of reaction does our body and mind give to too much love? Or let's say when a feeling is too much what is its difference from the other extreme feelings such as jealousy, hate, passion and wanting to possess a person? It is very hard to distinguish in a relationship, in a marriage, between men and women who plays (acts) more and who is more real. Who can understand who is lying less and who is more honest? The answers to these questions are never given. But one thing can be said about the extreme feelings: They do not contain so much empathy and compassion. And there are times that a person needs compassion but finds passion instead and there are times that a person needs protection and finds pity instead. It is too often the case that we are so cruel, we are so totalitarian in our nation-state (as Vonnegut would say) to our only citizen, our partner. Since th...

Watercolour and Mıxed Technique

Emma Lefebvre tutorial    handmade postcards wıth mıxed technique

Ottawa'da Lesvos'u Özlerken - Bölüm 1

O yüzden bunu verimli bir döneme dönüştürmeye karar verdim. İçim kıpır kıpır, deniz kıpırtısız Bülent Ortaçgil'in söylediği gibi. Ottawa kocaman ve soğuk bir deniz. Dümdüz ve dalgasız, çok güzel bir deniz ama deniz ve ben ayrı düştük... O yüzden işte şimdi ben sıcak bir adadaki anılarımı anlatacağım sizlere. Orda gittiğim bir müzeyi ziyaret edeceğiz. Anılar müzesi, babası İzmir'den zorla göç etmek zorunda kalmış olan bir kadının hikayesini, babasına hasretini, babasının ülkesine hasretini ve kendisinin babasının hasretini yorumlayışıyla ilgili bir hikaye bu. Babalar ve kızlar arasındaki ilişki özeldir. Nasıl erkek çocuklar ile anneler arasındaki ilişki özelse... Nasıl anlarlarsa birbirlerini. Bir kitapta bir yazar der ki "Ben hep babalarını çok seven kadınları sevdim..." Ben de galiba hep annelerini çok seven adamları seviyorum. Sevmeyi bilen insanlar belki, belki benim gibi haddinden fazla duygusal ve toz kondurmaz. Bu yazı İngilizce fakat dikkat çekmek istediğim ...